Rüyada inek görmek — kehanet değil, prova
Her hayvan rüyası bir tehdit değildir. Sakin bir ineğin beslenme, geçim ve aidiyet üstüne neyin provasını yaptığı — ve sürünün geride bıraktığı soru.
Rüyanı tabir etmeyiz. Neyin provası olduğunu okuruz — ve bir öncekini unutmayız.
O anı bilirsin — gerçi bu seferki, alışılmadık biçimde, seni korkutmadı. Bir inek vardı, ya da ağır aksak bütün bir sürü: sıcak, ağır, istifini bozmayan, bir tarlada geviş getiren ya da bir ahırda duran, o kocaman sabırlı gözlerle seni izleyen. Belki birini besliyordun, ya da sağıyordun, ya da sadece aralarındaydın. Bir kez olsun güm güm atmayan bir kalple uyanırsın ama bir türlü gitmeyen bir soruyla — neden bir inek? — ve öğleye varmadan onu bir arama çubuğuna yazmış olursun.
Geleneğin söylediği. İnek, insanlığın sahip olduğu en eski iyi kehanetlerden biridir. Birçok kültürdeki halk rüya ilminde bolluğu, geçimi, bereketli ve karnı tok bir mevsimi imler — semiz inekler bolluğa, cılız olanlar yokluğa; Firavun'un rüyası kadar eski bir imge. Hint geleneğinde inek kutsaldır, beslenmenin ve anaçlığın ta kendisinin amblemi; eski Mısır'da tanrıça Hathor onun boynuzlarını taşırdı. Bunların hiçbirini tartmak için burada değiliz — rüya gelenekleri, insanlığın geceyi ciddiye alma yönündeki ilk girişimiydi; geceyi ciddiye almak da tam olarak bu sayfanın işi. Ama hepsi, kimsenin uyuyan bir beyni izleyemediği bir çağda kuruldu. Artık izleyebiliyoruz — ve bu sayfanın sonunda ineğin, tam da seni tehdit etmediği için, rüyada görülecek en açık ele veren hayvanlardan biri olduğunu bilecek, genel hikâyenin nerede bitip seninkinin nerede başladığını göreceksin.
Beyninin aslında yaptığı. En meşhur rüya hayvanlarının çoğu yırtıcıdır ve önde gelen evrimsel kuram — Antti Revonsuo'nun tehdit simülasyonu — onları iyi açıklar: rüya, kadim tehlikeler için bir prova alanı olarak. İnek ise kuramın sınırlarını gösteren o işe yarar istisnadır. Burada seni avlayan hiçbir şey yok. Bu yüzden inek nadiren bir tehdit provasıdır; rüyanın daha geniş, daha modern görüşüne aittir — çoğu zaman yırtıcılara değil, hayatın toplumsal ve maddi dokusuna ayarlanmış genel bir simülatör. Ve hiçbir hayvan o dokuya bundan daha çok işlenmemiştir. Sığır, sözcüğün tam anlamıyla insanlığın ilk sermayesiydi — Türkçede "mal"ın hem serveti hem de davarı imlemesi boşuna değildir — bir hanenin güvenliğinin ölçüsü, sütün kaynağı, yerleşik bir hayatın üstüne kurulduğu o sakin bolluk. Bu yüzden inek rüyası çoğunlukla bu hayvanın hep temsil ettiği temaların provasını yapar: beslenmek ya da beslemek, geçim ve onun yokluğu, ve o derin, gösterişsiz çekimi — ait olmak, grupla birlikte hareket etmek, ayrı tutulmamanın güvenliği. Bu, bir hayatın avlanan değil, doyurulmuş ve yerleşik parçasının rüyasıdır.