Sosyal Kıyas: İçini, Başkalarının Dışıyla Ölçüyorsun
Kıyaslayan zihin evrimsel bir donanım. Şu an beslendiği akış ise değil. Kaydırmak neden çökkünlükle bitiyor — ve elindeki cetvel kimin?
On dakika önce iyiydin. Sonra bir akış oldu — bir akranın terfisi, birinin yenilenmiş mutfağı, bir yabancının zahmetsiz bedeni — ve gayet makul hayatın, ne zaman katıldığını hatırlamadığın bir yarışı kaybediyormuş gibi hissettirmeye başladı.
O on dakikada hayatında hiçbir şey değişmedi. Yalnızca kıyas kümesi değişti.
Mekanizma
1954'te Leon Festinger, gözlemin zaten fısıldadığını kurama döktü: insan kendini büyük ölçüde başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirir — özellikle nesnel ölçütün olmadığı yerde. "Yeterince başarılı", "yeterince çekici", "35 yaşında yeterince yol almış" için bir ibre yok; zihin de hep yaptığını yapar ve komşulara bakar.
Bakışın yönü önemlidir. Yukarı kıyas — daha iyi durumdakilere — ilham verebilir ama güvenilir biçimde söndürür. Aşağı kıyas — daha kötü durumdakilere — rahatlatır ama kötü bir koltuk değneğidir. Ve referans grubu her şeydir: yakınımızdakilerle kıyaslarız, istatistiksel gerçeklikle değil. Parlak bir araştırmacı, parlak bir bölümde kendini vasat hisseder; aynı insan bir bina ötede istisna hissederdi.
Donanımın kendisi çok eski. İnsanlık tarihinin çoğunda, yereldeki göreli konum gerçekten önemli şeyleri izliyordu — kaynaklar, ittifaklar, eşler. Konumu takip eden zihin, etmeyenden uzun yaşadı. Ama o zihin, en fazla 150 kişilik bir köy için ayarlandı; kıyas kümesi küçük, eksiksiz ve dürüsttü — herkesin kötü gününü de görüyordun.
Sonra köy, internete dönüştü. Modern kıyas kümesi doğal olmayan biçimde geniş — fiilen yaşayan herkes — ve sistematik olarak seçilmiş: herkesin vitrin makarası, kimsenin salı öğleden sonrası yok. Yukarı kıyas sonsuzlaştı ve hileli hâle geldi. Kaydırdıkça geride hissediyorsan donanımın bozulmuş değil. Tam işini yapıyor — o hükmü üretmek üzere tasarlanmış veriyle.